Bel Fıtığında Nükleoplasti ile 3 Ayda Rahatlama: Şadiye Özer’in Süreci
6698 sayılı KVKK kapsamında hastamızın açık rızası alınarak paylaşılmıştır.
Bel Fıtığında Nükleoplasti ile 3 Ayda Rahatlama: Şadiye Özer’in Süreci
Bel fıtığı nedeniyle gece uykusuz kalan, yürürken zorlanan ve günlük yaşamı kısıtlanan birçok kişi “ameliyat olmadan çözüm var mı?” sorusunu soruyor. Bu yazıda, bel fıtığı tanısıyla başvuran 49 yaşındaki Şadiye Özer’in sürecini ve uygulanan Nükleoplasti tedavisi sonrası değişimi paylaşıyoruz.

Şikâyetler Nasıl Başladı?
Şadiye Hanım bel ağrısıyla birlikte sağ kasıktan diz hizasına ve bacağın ön yüzüne yayılan ağrı şikâyetiyle başvurdu. Özellikle son dönemde artan ağrılar nedeniyle gece rahat uyuyamadığını, zaman zaman oturur pozisyonda dinlenmek zorunda kaldığını ifade etti.
Bu tablo, sinir basısına bağlı bel fıtığına işaret eden klasik bir örnektir. Bel ağrısının bacağa yayılması ve günlük yaşam kalitesini düşürmesi, ileri değerlendirme gerektirir.
Değerlendirme Süreci
Yapılan klinik muayene ve görüntüleme incelemelerinde, bel bölgesinde sinirler üzerinde baskı oluşturan fıtık bulguları tespit edildi. Bu baskının, hastanın yaşadığı ağrı ve hareket kısıtlılığının temel nedeni olduğu değerlendirildi.
Bel fıtığında tedavi planı her hastaya göre farklılık gösterir. Şadiye Hanım’ın klinik durumu göz önünde bulundurularak Nükleoplasti ve kombine girişimsel işlemler planlandı.
Nükleoplasti Nedir ve Nasıl Etki Eder?
Nükleoplasti, fıtıklaşmış disk dokusunun iç basıncını azaltarak sinir üzerindeki baskıyı hafifletmeyi amaçlayan minimal invaziv bir yöntemdir. Açık cerrahiye kıyasla daha küçük girişimle uygulanır ve genellikle kısa sürede taburculuk mümkündür.
Amaç, sinir üzerindeki basıyı kontrollü şekilde azaltarak ağrıyı hafifletmek ve hastanın hareket kabiliyetini artırmaktır.
3 Ay Sonra Ne Değişti?
İşlemlerden 3 ay sonra Çanakkale’deki evinde kendisini ziyaret ettik. Bu kontrolde Şadiye Hanım:
-
Ağrılarında belirgin azalma olduğunu,
-
Daha rahat uyuyabildiğini,
-
Günlük işlerini daha konforlu yapabildiğini
bizlerle paylaştı.
Hastanın yaşam kalitesindeki bu olumlu değişim, doğru hasta seçimi ve uygun tedavi planlamasının önemini bir kez daha göstermektedir. Takip süreci devam etmektedir.
Sonuç
Bel fıtığı her hastada aynı seyretmez. Bazı hastalar için ameliyatsız girişimsel yöntemler etkili bir seçenek olabilir. Ancak kesin tanı ve tedavi planı mutlaka hekim değerlendirmesi ile belirlenmelidir.
Şadiye Hanım’a tekrar geçmiş olsun dileklerimizi iletiyor, sağlıklı günler diliyoruz.